top of page
Search

Bira Eşliğinde Yoga Olur mu?

Sonunda “bira yogası” Türkiye’ye giriş yaptı. Spor odaklı bir mobil uygulamanın organize ettiği etkinlikte, yoga pozlarına biralar eşlik etti. Tipik bir yoga dersinde olduğu gibi yine derin gevşemeyle biten bu etkinliğin katılımcı sayısı, sosyal medyadaki paylaşımlara bakılırsa bir hayli yüksek görünüyordu. Paylaşılan video ve görüntülerin yorum kısmında etkinliğe katılan katılmayan herkesin olumlu yorumları dikkat çekti, hatta “çift yönlü gevşeme” diye yazanlar bile vardı. Peki alkol tüketiminin yogayla herhangi bir alakası olabilir mi?


BİRA YOGASI DA NEREDEN ÇIKTI

Kökleri Hindistan’da bulunan yoganın Avrupa ve Kuzey Amerika kıtasına yayılma serüveni, uygulamalarda çeşitliliğe alan açtı. Bu farklı uygulama türlerini sağlıktan spora, sessiz meditasyondan müzik odaklı meditasyonlara, turizmden eğlence sektörüne geniş bir yelpazede dünyanın birçok noktasında tecrübe etmek mümkün. Bira yogası da kendine bu şekilde yer bulmuş yeni trendlerden yalnızca biri.


İlk örnekleri 2013 yılında ABD’de görülen “Beer Yoga”, 2015’te öncelikle ABD’de sonra Almanya’da markalaştırıldı ve kitle edinmeye başladı. Yoga pratiğini daha eğlenceli kılma ve daha çok insanla tanıştırma hedefi bu girişimin arkasındaydı. Dünya çapında popülerliği her geçen yıl artan “birayla yoga” etkinliklerinin ülkemize gecikmeli de olsa giriş yapması şaşırtıcı olmasa gerek.


BEDEN VE ZİHİNLE YOGA

Tarih boyunca evrilen ve günümüzün şartlarına göre değişmeye devam eden yoganın tek bir uygulama türü veya tek bir doğrusu yok. Klasik yoganın felsefi okulları bedeni temiz tutarak zihni arındırmayı temel esaslardan sayıyor. Klasik yoga öğretilerine göre beden, içerden ve dışardan temizlendiği sürece hastalığa maruz kalmaz ve böylelikle zihin de rahat bir şekilde meditasyon nesnesine odaklanabilir. Klasik yoganın asıl hedefinin meditasyon olduğunu akılda tutmakta fayda var. Meditasyon aşamasından önce bedenin sağlam, zinde, sağlıklı ve arınmış olması gerekiyor. Buna hazırlık için yoga metinlerinde onlarca farklı poza atıfta bulunulur. Ama “içinde en rahat oturabileceğin duruşu seç” diye öğütlenir ve bu poz içerisinde saatlerce kalmak gerektiği vurgulanır.


Klasik yoganın yaklaşık 1000 senelik sürecinin hemen akabinde gelen Tantrik öğretiye ait uygulamalarda ise alkol kullanımı görülebilir. Milattan sonra yaklaşık 600 yıllarına denk düşen bu dönemde alkol ve Hint keneviri tüketimi, tanrılar ve tanrıçalar tarafından “ele geçirilmek” için bir araç sayılmıştır. Tantrik yogi bedenini temizler, nefesini kontrol altına alır, odaklanmasını kuvvetlendirerek kendisini bir sonraki aşamaya hazırlar: Alkol veya kenevir kullanımıyla tanrılarla “bir”leşmek. Ancak bu seviyede bir birleşmeye sadece en donanımlı, en yetenekli ve en ilerlemiş yogiler ulaşabilir.


GELENEKSEL GÖRÜŞ NE DİYOR

Hindistan’da bulunan ana akım geleneksel yoga okulları alkol veya zihin halini değiştirecek herhangi bir madde kullanımına kesinlikle karşı çıkar. Ruhani, felsefi ve kültürel uygulamalar bütünü sayılan yoganın amacı, günümüzde Tantrik uygulamaların tanrısal yöndeki amaçlarından uzaktır. Yoga öz-farkındalık, zihinsel berraklık ve fiziksel sağlık için bedensel, zihinsel ve ruhsal disiplin yaratacak yöntemler sunar. Bu yöntemler, bireylerin kendi düşünceleri ve davranışları üzerinde farkındalık, disiplin ve yönetme gücü kazanmalarına yardımcı olur.


Bu yönden bakıldığında, alkol tüketimi klasik yoga mantığına ters düşer. Hindistan’da Tantrik yoga uygulamalarını sürdüren sadhuların bile sadece bir kısmı belirli dönemlerde kenevir tüketirler. Alkol ve benzeri maddelerin zihni bulandırarak farkındalığa ket vurduğu aşikâr. Dolayısıyla klasik yoganın vurguladığı, berrak ve odaklanmış bir zihin halinden uzaklaştıracak her türlü uygulama, bireyin ruhani gelişimi ve daha yüksek bir bilince ulaşma hedefleri önünde engel oluşturur.


EĞLENCE SEKTÖRÜNDE YOGA

Konuya kültürel ve tarihsel açıdan bakıldığında ise yoganın doğduğu topraklarda sadece eğlence anlayışı içerisinde yoga yapan herhangi bir gruba rastlanmaz. Yoganın nihai hedefleri zamanla değişse de aşağı yukarı benzer bir çizgide hemfikir olunur: Ya bedeni ve zihni zapt ederek üst bilinç seviyesine (yani aydınlanmaya) ulaşmak, ya da bedeni ve zihni kontrol ederek ölümsüzlüğe erişmek ve tanrılarla aşık atmak.


Modern insanın hızlı zihni, yoga pozları yaparken bira yudumlamayı bir eğlence veya rahatlama yolu gibi görüyor olabilir. Ancak Hindistan cephesine bakıldığında, bunu yoganın geleneksel köklerine hakaret sayanlar da mevcut. Zira yoga, milyonlarca insan için boş vakit eğlencesi olarak görülemeyecek kadar derin bir anlam taşıyor.


Bira yogasından başka trendler de yurt dışında yaygın bir şekilde takip ediliyor. Kimi yoga derslerinde öğrencilere kediler veya yavru köpekler eşlik ediyor. Bazı yoga etkinlikleri çiftliklerde gerçekleştiriliyor ve yoga sınıflarında matlar arasında oğlaklar geziniyor. Hayvanların entegre edildiği bu derslerin zihinsel açıdan terapi etkisi yarattığını söylemek mümkün. Katılımcıların anda kalabilmesi, içlerindeki oyuncu ve çocuksu tarafın ortaya çıkarılması, hayvanlarla sosyal iletişim yoluyla bağ kurmaları pozitif bir sonuç doğurabilir.


Tabii tabu çizgisindeki “çıplak yoga” trendiyle ilgili benzer şeyler söylenebilir mi, tartışılır.





0 views0 comments
bottom of page