Screen Shot 2014-01-20 at 21.34.27

La la la…?

Bu şarkıyı akranlarım arasında dinlemeyen kalmış mıdır, bilmiyorum.

Ben kendisiyle biraz geç tanıştım.

Televizyon pek izlemiyorum. Arabadayken dinlediğim kanallarda ne çalarsa ancak o şekilde yeni şarkıları takip edebiliyorum.

La La La adlı şarkının klibini hiç görmediğim için radyoda her duyduğumda sinirim zıplardı. Sözlerini bile dinlemeden kanalı değiştirirdim. ‘Ne bu yaa’ diyerek.

Anlamsız şarkılara bir yenisi daha eklenmiş düşüncesiyle ve önyargısıyla hunharca eleştiriyordum.

Sonra bir arkadaşımdayken, açık kalan televizyonda şarkının klibine denk geldim…

 

Güney Amerikalı bir çocuk:

 

Sokakta bir şaman:

 

Satılan bir kalp:

 

Salar de Uyuni Gölü’nde yürüyen iki adam, bir çocuk ve bir köpek:

 

Bir madendeki (muhtemel) tanrı figürü:

 

Klip bitti. Bakakaldım.

Şarkının sözlerine ilk defa o gün dikkat etmiştim – içime işledi. Sebebini bilemedim.

Sonraki günlerde radyoda duyduğumda sesi sonuna kadar açtım, şarkıya çılgınca eşlik ettim…

 

Şiir çevirim iyi değildir, ama Türkçe olarak anlamını iletebilmek istiyorum:

Hush, don’t speak

When you spit your venom, keep it shut I hate it

When you hiss and preach

About your new messiah ’cause your theories catch fire

Sus, konuşma

Nefret ediyorum zehrini akıttığında, çeneni kapa

Tıslayarak verdiğin vaazlarla

Yeni mesihini anlatırken, çünkü öğretilerin yanıp kül oluyor

 

I can’t find those silver lining

I don’t mean to judge

But when you read your speech, it’s tiring

Enough is enough

(Sözlerinde) bir hayır göremiyorum

Yargılamak değil amacım

Ama konuşmanı yaptığında, yoruluyorum

Yeter artık

 

I’m covering my ears like a kid

When your words mean nothing, I go la la la

I’m turning up the volume when you speak

‘Cause if my heart can’t stop it,

I find a way to block it, I go

La la, la la la la la na na na na na

Bir çocuk gibi kulaklarımı kapatıyorum

Sözlerin anlamsız geldiğinde, ‘la la la’ diyorum

Konuştuğunda müziğin sesini açıyorum

Çünkü eğer kalbim durduramıyorsa,

Bir şekilde (sözlerini) engelliyorum,

La la, la la la la la na na na na na

 

Yes our love is running out of time

I won’t count the hours, rather be a coward

When our words collide

I’m gonna drown you out before I lose my mind

Evet, sevgimizin süresi doluyor

Saatleri saymayacağım, bir korkak olmayı tercih ederim

Kelimelerimiz çarpıştığında

Aklımı yitirmeden sesini bastıracağım

 

Klibi özlediğim bir gün youtube’u açtım. İzledim, bir daha sevdim.

Sonra yorumlara baktım. Birçok kişi klibin ne kadar anlamsız olduğundan bahsediyordu. Ama bir yorum dikkatimi çekti: ‘eğer hikayesini bilseydiniz, çok severdiniz.

Hikayesi…

Klipte çok belirgin ögeler vardı, mutlaka bir anlam taşıyordu; ama bağdaştıramamıştım.

Gönlünü Orta ve Güney Amerika’nın esas sakinlerinde bırakmış biri olarak, klibin Wikipedia’da okuduğum hikayesini sizlerle paylaşmayı bir borç bilirim:

 

Ian Pons Jewell’a göre, ‘Oz Büyücüsü’ne gönderme yapan bu video klip, 20. yüzyılın başlarından beri kulaktan kulağa yayılan bir Bolivya efsanesini anlatıyor: sağır bir çocuk, kötü muamele gördüğü evinden kaçar; yolda bulduğu sahipsiz köpek de yolculuğunda kendisine eşlik eder.

Bilinmeyen bir süre boyunca sokaklarda yaşayan çocuk, özel bir yeteneği olduğunu keşfeder: insanların içinde bulunduğu sıkıntıları farkederek, bunları deprem ve kasırga kadar şiddetli çığlıklarıyla iyileştirebilmektedir.

Bir gün, köylülerin aşağılayarak taşladığı ve dalga geçtiği yaşlı bir adamla karşılaşır. Çocuk, attığı çığlıkla bu durumu ortadan kaldırarak yaşlı adamı tekrar hayata döndürür (klipte, çocuk adama yeni bir kalp alıyor).

Birlikte yola devam ederken, suistimale uğramış ve toplum tarafından ‘cüzzamlı’ olduğuna inanılarak dışlanmış bir adamla karşılaşırlar. Bu bozuk biçimli adam bir peygamber/haberci olduğunu, ancak El Tio denilen iblise tapınmaktan vazgeçtiği ve bu iblisin hüküm sürdüğü topluluğu terk ettiği için, kendisi tarafından lanetlendiğini söyler. El Tio yeraltı dünyasının tanrısı olarak bilinir; ölümlüler, korunmak veya onun gazabını yatıştırmak için kendisine hediyeler sunmak zorundadır. Haberci, çocukla adama, bu iblisi duyan herkesin onun hükmü altına girdiğini söyler. İblisin çölde bulunabileceğini; orada eskiden bir kasabanın olduğunu, bu kasabada iblise tapınan insanların yaşadığını ancak bu insanların iblis tarafından lanetlenerek kendilerini öldürdüğünü anlatır.

Üçü birlikte bu yere gitmek üzere yola çıkar ve iblisin içinde olduğu madene varırlar. Duyma yetisi olan herkes iblis tarafından lanetlenebileceği için küçük çocuk iblisle tek başına karşılaşmak zorundadır. İnsanları lanetlemesine bir son vermek için, iblisin sesini çığlıklarıyla bastırması gerekmektedir.

Madenler çok uzun yıllar boyunca insanlar tarafından işletilebilir; El Tio da madenlerde yaşadığına inanılan bir yeraltı tanrısı olduğu için, madenciler iblisin lanetinden korunmak amacıyla zaman zaman bir lama kurban ederler.

Video klip bir sonuca bağlanmadan bitse de, videodaki küçük çocuk, El Tio’nun kötü etkisinden kurtulmak isteyen madenciler için verilmiş büyük bir kurban olarak görülebilir.

Bozuk biçimli adamın yüzündeki maske, ritüel bir dansla ilişkilendirilen Kusillo’nun çeşitlerinden biridir. Aynı zamanda şeytana da gönderme yapar; genellikle başa takılan boynuzlar, Manca Pacha’da yaşayan iblisleri temsil eder. Adamın artık iblislerle bir ilişkisi kalmadığından, Kusillo’sunda boynuzlar yoktur. Küçük çocuğun ve pencereden görülen ‘şaman’ın giydiği başlıklar, And dağlarına özgü bir kültürel ögedir. Yatiri ve Ekeko şapkalarına benzemektedirler. Bu öge, küçük çocuğun başkalarının sorunlarını hissederek onları iyileştirebilme yeteneğini simgeler. Bir Yatiri şifacısı olabilmek için, genç Yatiri’nin yaşlı bir Yatiri (ch’amakani) bulmak üzere bir yolculuğa çıkması gerekmektedir – büyük ihtimalle, küçük çocuğun klibin başlangıcında bir Yatiri’yle karşılaşması bu yüzdendir.

🙂