dharma yoga

Bir Yoga üstadının oğlu olmak

Babanızın izinden gitmek her zaman kolay değildir.

Özellikle de kendisi ellerini kullanmadan başının üzerinde durmayı tercih ediyorsa. Efsanevi yoga üstadı Sri Dharma Mittra‘nın 25 yaşındaki oğlu Dov Samuel Vargas için durum böyle.Dharma Dov 2

Dov, yoga geleneğine daha küçük bir çocukken babasının gurusu Yogi Gupta tarafından inisiye edildi; Dov’a manevi ismi Varuna’yı Yogi Gupta verdi.

Ancak, yogik hayat tarzını, babasının verdiği eğitmenlik eğitimini 2010’da tamamlayıp Dharma’nın nasıl biri olduğunu farkettikten sonra benimsedi. O zaman Dov, yürümesi gerektiği yolu farketti.

Eskiden baba-oğul fazla vakit geçiremezlerdi; Dov küçükken Sri Dharma’nın ders programı bugün olduğu gibi çok yoğundu. Ama şimdi, hem birlikte seyahat ediyor hem de ders veriyorlar. Dov babasının tüm derslerine düzenli olarak katılıyor ve Sri Dharma’nın dünyanın dört bir yanında verdiği atölye çalışmalarında asana modelliği yapıyor.

Sri Dharma Mittra 75 yaşında ve 46 senedir New York’ta yoga eğitmeni.


Soru: Dharma’yla ilgili hatırladığın en eski anılar neler?

Cevap: Fotoğraflardan bildiğim kadarıyla, beni farklı duruşlara sokuyorlardı ve geleneksel kıyafetler giydiriyorlardı. Şallar, tespihler… New York içerisinde sürekli bir yerlere gidiyorduk, o yüzden bazen babamın bir yoga merkezinde kaldığı oluyordu ve öğrencileri bana bakıcılık yapıyordu.

Kır evindeyken geçirdiğimiz zamanları hatırlıyorum, kız kardeşimle birlikte bahçeden semender alıp eve getirirdik. Babam hep derdi ki, “Onları nereden aldıysanız aynı yere bırakmanız gerekir, aileleri merak eder.”

Her zaman bilinçaltımıza ahimsayı yerleştirmeye çalışırdı: zarar vermeme.


S: Yogayı ne zaman bireysel bir pratik olarak benimsedin?

C: Çocuk yogası derslerine katılmıştım ama çok hoşuma gitmemişti. Lisedeyken de bazı derslere katılmıştım. Öyle cezbetmemişti ama. Yoga derslerine gitmek tuhaf oluyordu; Dharma’nın oğlu olduğum için dikkatler hep üzerimdeydi, çekiniyordum.

İlk eğitimimi İsrail’deki bir kamp sırasında aldım. 2010’da Dharma orada bir eğitmenlik eğitimi veriyordu. Kimse gitmem gerektiğini söylemedi ama İsrail’e gidiyorsam eğitimi almamın iyi olacağını söylediler. Bir şekilde kabul ettim.

O dönemlerde halen sigara içiyordum ve beslenmem de çok iyi değildi. Sabahki derse giderken Dharma’yla yürürdüm ve sigara içiyor olurdum.


S: Kötü alışkanlıklarına karşı hoşgörülü müydü?

C: Azarlama şekli bağırmak veya yapmamamı söylemek değildi. Bazen beni kenara çekip, “Dov, neden biraz azaltmıyorsun? Biraz daha az iç,” derdi.

Kendini benim yerime koyuyordu. Gençliğinde o da sigara içerdi.


S: Gençler hayatlarının bir noktasında ebeveyninden hoşlanmama eğilimi gösterebilirler. Dharma’yla ilgili hiç böyle bir ihtilafa düştün mü? 

C: Asla ona karşı bir şeyim olmadı. Bazen yaptığı şeylerden utandığım olurdu ama. Mesela, asansöre bindiğimizde yerde bir çöp varsa, eğilir alırdı.

Kızkardeşimle ben, “Niye çöpü yerden aldın ki,” diye söylenirdik. Veya restorana gittiğimizde, yemeklerimiz bittikten sonra garsona kolaylık olsun diye tabakları üst üste toplardı. Ama şimdilerde ben de onun yaptıklarını yapıyorum.


S: Eğitmenlik eğitimi sırasında yoganın sana göre olduğuna karar vermeni sağlayan şey ne oldu? 

C: Eğitimin sonunda, öğrencilerin eğitimle ilgili yorumlarını paylaştığı bir an olur. Öğrencilerden birini hatırlıyorum, ağlayarak Dharma’nın ayaklarına kapanmıştı, kendisinin ne kadar değiştiğini ve Dharma’nın orada kalarak kendisine yardım etmesini ne kadar istediğini söylüyordu.

O anda zihnimde bir şeyler yerine oturdu; Dharma’yı, “matında oturup insanlara esnemelerini söyleyen babam” olarak değil de, diğer herkesin gördüğü gibi görmeye başladım.

Çocukluğumda çok görüşemezdik, hep ders veriyor olurdu. O anda anladım ne yaptığını. Her şey bir anda değişti benim için ve yapmak istediğim şeyin bu olduğunu farkettim. Eve döndüm, sigarayı bıraktım ve her şeyi değiştirdim. Bir şeyi yapacaksam yüzde yüz yapayım gibi bir düşüncem var.

Şimdi Dharma’yla mümkğn olduğunca çok vakit geçirmeye çalışıyorum.


S: Şimdi bir yoga eğitmeni olarak nasıl hissediyorsunuz? 

C: İlk başladığımda, insanlardan gelen enerjiyi çok garipsiyordum. Bazıları Dharma’yı o kadar çok seviyor ki, beni gördüklerinde “Aa bak Dharma’nın oğluna. Daha esnek olmasını beklerdim,” gibi şeyler söylüyorlardı. Böyle şeyleri atlatabilmem uzun zaman aldı.

Daha sonrasında güçlendim ve ayrı bir birey olduğumu ifade etmeye başladım. Son zamanlarda workshoplara davet ediliyorum ve seyahat ediyorum. İlk gerçek deneyimim bu sene Barselona’da oldu. Ve kafamın içindeki ses “Hazır değilim,” diyordu.

Ama Tanrı bu tür şeyleri önümüze koyuyor ki başa çıkabilelim.

Dharma’nın yanında ve aurasında büyümemin getirdiği, doğuştan gelen bilgilere sahibim herhalde. Barselona’daki workshop sırasında, Dharma Yoga’yı temsil eden bir eğitmenlik eğitiminin başındaydım. Dharma’ya sorulabilecek tüm soruları cevaplamam gerekiyordu. Bir şekilde tüm bu sorulara mükemmel cevaplar verdim ve Dharma’nın yerinde olmanın nasıl bir his olduğunu biraz tadabildim. Bilmediğim şeyleri de biliyorum. Bu derindeki bilgiler zaman içerisinde yavaş yavaş aşılanmış gibi.


S: Dharma Yoga yolunda gitmeye devam edecek misin?

C: Bu benim karmam. Bu durumun içerisinde doğdum ve bunu yapmak zorundayım. Dharma benim babam ve bu da benim devam ettireceğim gelenek.


Dov’un ders ve workshopları için: www.yogivaruna.com

Kaynak: Elephant Journal